Çakmak Mahallesi, Horasan caddesi No:3 Ümraniye - İstanbul

0216 365 35 61   -    info@guhertas.com 

  • Facebook - Beyaz Çember
  • Heyecan - Beyaz Çember
  • Beyaz Instagram Simge
  • YouTube - Beyaz Çember

Gühertaş Hakkında

Yaşanmış Hikayeler

 

 

HİKMET HOCA HAVADA UÇAN KARGAYI DURDURABİLİR MİSİN ?

 

     Yıl 1968 Gühertaş ilkokulunu bitiren Hikmet Güler ve Osman Albayrak iki yıldır Molla Mustafa (Mustafa Coşkun)’dan eski yazı (Osmanlıca) ve Kur-an dersleri almaktadırlar. Dersler   işlerin daha az olduğu sonbahar ve kış aylarında büyük odada (köy odasında) yapılmaktadır. Hikmet ve Osman dayı çocukları aynı zamanda çok iyi anlaşan iki arkadaştır. İlkokulda olduğu gibi Kur-an derslerinde de çok başarılıdırlar.

     Ancak bu zeki ve çalışkanlıklarını dini bilgilerin geliştirilmesi için değil cinlik için kullanmaya kalkarlar. Bir gün iki kafadar Hikmet’in babası Kadir amcanın kitaplarını karıştırırken bir büyü (cin) kitabı bulurlar ve bu kitaptan yararlanarak kötü amaçlı büyü işine koyulurlar. Gözlerine kestirdikleri genç bir kıza büyü muskası yazarlar.

     Yazılan bu muska kızın yakınları tarafından bulunarak ne olduğunu anlamak için köyün hocası Molla Mustafa’ya götürülür. Molla Mustafa inceleyince bunun bir büyü muskası ve yazınında öğrencisi Hikmet’e ait olduğunu anlar. Gerçeği kızın ailesine açıklamaz bunun bir dua olduğunu endişelenecek bir şey olmadığını söyleyerek gönderir.

     Ertesi gün ders bitiminde diğer öğrencilerini gönderen Molla Mustafa, Hikmet ve Osman’a beklemelerini söyler. Herkes gidince “ben sizi köyün karısını kızını ayartasınız diyemi okutuyorum? çabuk o kitabı bana getirin” diye kızar.

Kadir amcanın korkusundan kitabı götüremeyen iki kafadar (cinci) ders almaya gitmezler. Evden ders almaya gidiyoruz diye Cerit’in derede yatarlar. Talebelerinin bir haftadır ders almaya gelmemesi üzerine meraklanan Molla Mustafa, Hikmet’in dedesi Gülali Ağa’ya çocukların neden ders için gelmediklerini sorar. Gülali Ağa bu duruma bozulur ve ertesi gün iki kafadarı kaptığı gibi Molla Mustafa’nın önüne götürür. İki kafadar mahcuptur,kızarır bozarırlar,hocalarının önünde eğilirler.

     İşleri yoğun olduğu için ders vermeye gidemeyen Molla Mustafa’nın Cerit mahallesindeki evine giden Hikmet ve Osman hocalarını bahçede çalışırken bulur. Hocalarının işini bitirmesine yardım ederler, Molla Mustafa büyü işine gönül veren ancak bundan pişmanlık duyan öğrencilerinden Hikmet’e dönerek “Hikmet hoca, havada uçan şukargayı durdurabilir misin?” diye serzenişde bulunur. Yaptıklarının doğru olmadığını, dinimizce de günah olduğunu hatırlatır.

            Molla Mustafa’nın bu sözü yıllardır Gühertaş insanı arasında sürekli anlatılır. Gülüşmelere neden olur ve tarihe geçer…

 

HAVADA UÇAN KARGAYI DURDURAN HİKMET HOCA YERDEKİ KÖSTÜYÜ NİÇİN DURDURAMADIN ?

     Yıl Temmuz 2007 Şerefiye festivali nedeniyle Gühertaş insanı hem festivale katılmak hem de baba ocağını ziyaret etmek amacıyla akın akın köyüne gelir. Köyde büyük bir kalabalık ve coşku oluşur.

     Ancak bu yıl festivale diyerek köye gelenlerden kırk elli kişilik bir grup festival bahanesi ile kısa yoldan köşeyi dönmek için define (gömü) aramaya koyulur. Dört beş gurup İstanbul dan getirdikleri elektronik cihazlarla köy arazisinde gizlice define aramaya başlar.

     Hikmet Güler’inde bulunduğu gurup daha önce yerini tespit ettikleri Murasul arazisinde gece fener ışığında kazma kürekle kazı yapmaya başlarlar, uzun süren kazı sırasında kazmanın çıkardığı çınnn sesi ile heyecanlanan Hikmet kazmayı bırakıp toprağı iki eliyle eşelemeye başlar birden can havli ile çığlık atarak geriye sıçrar iki parmağına bir köstü (köstebek) dişlerini geçirmiştir, arkadaşlarının yardımıyla köstü öldürülür ve Hikmet’in iki parmağı kurtulur .

     Hikmet acı içinde kıvranırken kazı çalışması da devam eder ancak bir şey bulamazlar ve sabaha karşı köye gelirler. Hikmet’in kafasında ya köstü kuduz ise endişesi belirir,kuduz olmaktan korkar ve sabah ilk iş olarak Zara’ya hastaneye gider. Doktora bostana dadanan köstü’yü yakalamak isterken parmaklarını köstü’ye kaptırdığını söyler, bunun üzerine doktor Hikmet’e kuduz aşısı yapar ve devamı aşıların da mutlaka yapılması gerektiğini tembih eder. 2007 yazı bizim “köstü gazi’si” Hikmet’e zehir olur. Çünkü Hikmet günaşırı Zara da. Hikmet nereye diye soranlara cevabı Zara olur.

     Hikmet; eline ne olduğunu soranlara, geçmiş olsun diyenlere gerçeği açıklayamaz. Doktora söylediği gibi bostandaki köstü’yü yakalamak isterken köstü tarafından parmaklarının ısırıldığını söylemekle yetinir. Ancak sır saklamasını bilmeyen defineci gruptan bir arkadaşı gerçeği köylüye söyler olay ağızdan ağza yayılır.

     Bir gün  Hikmet evlerinden harmana giderken köy meydanındaki avara tahtasında oturan köylülere selam verir, selamı alan köylülerden Ahmet Coşkun (Hafız Hoca)geçmişte babası Molla Mustafa’nın, Hikmete yönelik bir sözünü hatırlayarak geçmiş olsun dedikten sonra ‘’havada uçan kargayı durduran Hikmet Hoca yerdeki bir köstü’yü durduramadın mı?’’ deyince köylüler gülüşmeye başlar Hikmet kızarır ve oradan ayrılır.

     2007 yılında Gühertaşlı arasında sohbetlerde ve Hikmet’in defineci grubunun bulunduğu ortamlarda en çok konuşulan ve gülünen konu Hikmet’in köstü macerası olur ve Hafız Hoca’nın sözleri tarihe geçer.

Araştıran: Ahmet Turan ALTUN (Emekli Tarih Öğretmeni)